Filters
Close
Availability: Out of stock
SKU: ZT-01
Vendor: Ticaretgroup
$6.08 incl tax

KENDİ RADYONU KENDİN YAP...

SESİNİ DE SONUNA KADAR AÇ,KEYFİNE BAK!

Bu setin içindeki malzemeler ile kendi radyomuzu yapabileceğimiz eğitici ve öğretici bir bilim setidir.

Detaylı Türkçe kullanım ve kurulum klavuzu içermektedir.

Sizlere birazda radyonun icadındna bahsetmek istiyoruz ama radyonun keşfi konusundan önce radyo ne demektir sorusuna yanıt verelim.

Radyo Nedir?

Bilgi göndermek ve almak amacı ile elektromanyetik dalgalar şeklinde uzaya dalgalar gönderen ve uzaydan yayın alan elektronik cihazdır. Radyo,telekomünikasyonun en belli başlı icatlarından biridir.

Radyo adını ise Latincede ışın anlamına gelir radius kelimesinden almıştır.

Radyo geçmişte ve günümüzde çok sık kullanılan bir teknoloji olup,gelecekte de hiç bir zaman vazgeçilemeyecek teknolojilerden biridir.

Radyo icat edildiği günden bu güne kadar önemini hiç yitirmemiş, her devirde kullanılan en önemli bilgi,eğlence ve haber kaynağı olmuştur.

Radyoyu Kim İcat Etmiştir?

Tam olarak kimin ilk olarak icat ettiği konusunda bazı tartışmalar ve karışıklıklar yaşanmasına rağmen radyo yayının uygulamaya ilk geçişi 1896 senesinde İtalyan fizikçisi Guglielmo Marconi olarak tanımlanmış,bilim adamı bu başarısını ticari olarak da kanıtlamış ve pataentini almaya da hak kazanmıştır.

Fakat Marconi'den önce elektromanyetik dalgaların uzayda ışık hızı ile yayılabileceğini teorik olarak ilk ortaya atan J.C. Maxwell’dir.

Bu konuda ilk deneyi ise Alman fizikçi Heinrich Hertz,1886-1888 yılları arasında yapmıştır. Hertz,iki levhaya elektrik tatbik ederek 75 megahertzlik yüksek frekans elde etmiştir. Bu levhalara yakın bir yerde bir metal halkanın iki ucunun birbirine yaklaştığı dar hava boşluğunda karanlıkta kıvılcım atlamalarını gördükten sonra elektrik enerjisinin elektromanyetik dalgalarla uzaydan yayınlanabileceği ortaya bilimsel olarak çıkarmıştır ve Marconi'nin ilk radyo yayınını yapmasını sağlayan bilimsel ve teknik nedeni oluşturmuştur.

Radyonun kısaca tarihçesini de açıklayalım...

İtalyan fizikçisi Guglielmo Marconi'den sonra 1890 yılında O.Lodge tarafından başlatılan çalışmaların mors cihazı haline getirmesiyle ilk yayın bir mil mesafeye,1901 yılında ise 200 mile ulaşmıştır.

1890 yılında Marconi ile beraber Popoy ve Lodge Edward Branly'nin keşfettiği  Branly tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını tespit etmek için kullanılan bu cihazı geliştirmeye çalışıyorlardı.

Bu çalışmalar 1895 yılında Marconi ile Popoy'un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlandı.

Marconi 1894 yılında,radarın mucidi Hertz'in yapmış olduğu elektrik kıvılcımı jenaratörünü ve Branly'nin icat ettiği bir dalga alıcıyı kullanarak oda içinden bulunduğu yerden 9 metre uzaktaki bir kapı zilini çaldırmayı başararak,radyo dalgalarının tüm dünyada kullanılacağı büyük bir teknolojik gelişimin temellerini atmıştır.

Bugün sitemizde satışını yaptığımız kablosuz zil,kablosuz kamera ve kablosuz olarak çalışabilen tüm teknolojik ürünlerin seneler sonra üretilebilmesi ve ticari hayata kazandırılmasını da sağlamıştır.Açıklamadan anlaşılacağı üzere aslında kablosuz zil 1894 yılında Marconi tarafından zaten icat edilmiştir.

Uygulama ilk önceleri en çok deniz aşırı bölgelerden telgraf şeklinde bilgi aktarması şeklinde yapılmıştır.

1896 yılında ise Popoy tarafından Henrich Herts isimi mors cihazı ve mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde karşı tarafa iletilebilmiştir.

Daha sonra Marconi mors cihazını geliştirerek elektromanyetik dalgalarla bir tüp içinde gevşek duran demir tozlarını etkileyerek tüpün iki ucu arasındaki direnci azaltıyor ve bu şekilde elektromanyetik enerji elektrik enerjisine çevirebilmiştir.

Böylece Marconi kablo ya da tel kullanmadan bir yerden diğerlerine mesaj göndermenin yolunu keşfetmiştir.

1902 yılında Marconi ilk olarak telsiz kullanımını resmen başlatan ve bunu ticari şekile de sokabilen bir bilim adamı ünvanını kazanmıştır.

1906 senesinde Amerikalı mühendis G.W. Pickard silikondan yaptığı kristalin de elektromanyetik dalgayı geçirdiğini bulmuştur.

Bu buluşa  İngiliz fizikçisi Hughes tarafından 1900 senesinde karbon levhaya ucundan hafifçe temas eden iğnenin elektromanyetik dalga dedektörü olarak kullanılması sebep olmuştur.

1904 senesinde J. Fleming elektron tüpünü,1907 senesinde de De Forest’in triod elektron tüpünü detektör (sayıcı) olarak kullanılabileceğini bulunca,radyo teknolojisi daha çok gelişmiştir.

Yayın Yapan Bir Radyoyu Dinlememizi Sağlayan Teknolojiyi Genel Olarak Nasıl Özetleyebiliriz?

Elektromanyetik dalganın antende oluşturduğu elektron akımı triod gridine gelince triod anod katodu arasında direncin değiştiği görüldükten sonra elektromanyetik enerji elektrik enerjisine hassas bir şekilde çevrilebimiştir.

Çeşitli frekanslarda yayın yapan radyolar,piezoelektrik prensibiyle çalışan kristallerin 1923 senesinde tatbikata konulması ile başlandı.

Kristallerle çok hassas osilatörler yapılmış ve radyo frekans bandı daha da genişlemiştir.

1930 senesinde 30 megahertz üstünde yayın yapılamazken, bugün radyo frekans bandı 30.000 megahertze  kadar genişlemiştir.

Bu band içine radar, laser ve maser yayınları da girmektedir.

Radyo yayını için verici anten ve yayın ortamı gereklidir. Mikrofona gelen ses, verici modüleli taşıyıcı yüksek frekanslı elektromanyetik dalga titreşiminin ortama yayılmasını sağlar.

Atmosfer de dahil olmak üzere elektromanyetik dalgalar uzayda yayılabilirler.

Elektromanyetik dalgaları, antenle alınıp modüle edilmiş taşıyıcı frekans dalgası çözümlendikten sonra, hoparlörden duyulur.

Radyo frekansı osilatörlerde üretilir.

Radyo frekansı antenden uzaya gönderilmeden evvel bilgi taşıyan ses sinyali ile modüle edilir.

Modülasyon,genlik (Amplitüd) modülasyonu (AM) veya frekans modülasyonu (FM) şeklinde olur.

Amplitüd modülasyonu veya FM yayını alan alıcı radyo, tekrar osilatör frekansını kullanarak radyo frekansından bilgi taşıyan ses sinyalini süzüp çıkarır ve yükselterek hoparlöre vererek bizlerin radyo frekansından üretilen sesi duymamızı sağlar.

 

 

KENDİ RADYONU KENDİN YAP...

SESİNİ DE SONUNA KADAR AÇ,KEYFİNE BAK!

Bu setin içindeki malzemeler ile kendi radyomuzu yapabileceğimiz eğitici ve öğretici bir bilim setidir.

Detaylı Türkçe kullanım ve kurulum klavuzu içermektedir.

Sizlere birazda radyonun icadındna bahsetmek istiyoruz ama radyonun keşfi konusundan önce radyo ne demektir sorusuna yanıt verelim.

Radyo Nedir?

Bilgi göndermek ve almak amacı ile elektromanyetik dalgalar şeklinde uzaya dalgalar gönderen ve uzaydan yayın alan elektronik cihazdır. Radyo,telekomünikasyonun en belli başlı icatlarından biridir.

Radyo adını ise Latincede ışın anlamına gelir radius kelimesinden almıştır.

Radyo geçmişte ve günümüzde çok sık kullanılan bir teknoloji olup,gelecekte de hiç bir zaman vazgeçilemeyecek teknolojilerden biridir.

Radyo icat edildiği günden bu güne kadar önemini hiç yitirmemiş, her devirde kullanılan en önemli bilgi,eğlence ve haber kaynağı olmuştur.

Radyoyu Kim İcat Etmiştir?

Tam olarak kimin ilk olarak icat ettiği konusunda bazı tartışmalar ve karışıklıklar yaşanmasına rağmen radyo yayının uygulamaya ilk geçişi 1896 senesinde İtalyan fizikçisi Guglielmo Marconi olarak tanımlanmış,bilim adamı bu başarısını ticari olarak da kanıtlamış ve pataentini almaya da hak kazanmıştır.

Fakat Marconi'den önce elektromanyetik dalgaların uzayda ışık hızı ile yayılabileceğini teorik olarak ilk ortaya atan J.C. Maxwell’dir.

Bu konuda ilk deneyi ise Alman fizikçi Heinrich Hertz,1886-1888 yılları arasında yapmıştır. Hertz,iki levhaya elektrik tatbik ederek 75 megahertzlik yüksek frekans elde etmiştir. Bu levhalara yakın bir yerde bir metal halkanın iki ucunun birbirine yaklaştığı dar hava boşluğunda karanlıkta kıvılcım atlamalarını gördükten sonra elektrik enerjisinin elektromanyetik dalgalarla uzaydan yayınlanabileceği ortaya bilimsel olarak çıkarmıştır ve Marconi'nin ilk radyo yayınını yapmasını sağlayan bilimsel ve teknik nedeni oluşturmuştur.

Radyonun kısaca tarihçesini de açıklayalım...

İtalyan fizikçisi Guglielmo Marconi'den sonra 1890 yılında O.Lodge tarafından başlatılan çalışmaların mors cihazı haline getirmesiyle ilk yayın bir mil mesafeye,1901 yılında ise 200 mile ulaşmıştır.

1890 yılında Marconi ile beraber Popoy ve Lodge Edward Branly'nin keşfettiği  Branly tüpü adı verilen ve radyo dalgalarını tespit etmek için kullanılan bu cihazı geliştirmeye çalışıyorlardı.

Bu çalışmalar 1895 yılında Marconi ile Popoy'un birbirlerinden habersiz bir şekilde geliştirmeleri ile sonlandı.

Marconi 1894 yılında,radarın mucidi Hertz'in yapmış olduğu elektrik kıvılcımı jenaratörünü ve Branly'nin icat ettiği bir dalga alıcıyı kullanarak oda içinden bulunduğu yerden 9 metre uzaktaki bir kapı zilini çaldırmayı başararak,radyo dalgalarının tüm dünyada kullanılacağı büyük bir teknolojik gelişimin temellerini atmıştır.

Bugün sitemizde satışını yaptığımız kablosuz zil,kablosuz kamera ve kablosuz olarak çalışabilen tüm teknolojik ürünlerin seneler sonra üretilebilmesi ve ticari hayata kazandırılmasını da sağlamıştır.Açıklamadan anlaşılacağı üzere aslında kablosuz zil 1894 yılında Marconi tarafından zaten icat edilmiştir.

Uygulama ilk önceleri en çok deniz aşırı bölgelerden telgraf şeklinde bilgi aktarması şeklinde yapılmıştır.

1896 yılında ise Popoy tarafından Henrich Herts isimi mors cihazı ve mors alfabesi kullanılarak anlaşılır bir şekilde karşı tarafa iletilebilmiştir.

Daha sonra Marconi mors cihazını geliştirerek elektromanyetik dalgalarla bir tüp içinde gevşek duran demir tozlarını etkileyerek tüpün iki ucu arasındaki direnci azaltıyor ve bu şekilde elektromanyetik enerji elektrik enerjisine çevirebilmiştir.

Böylece Marconi kablo ya da tel kullanmadan bir yerden diğerlerine mesaj göndermenin yolunu keşfetmiştir.

1902 yılında Marconi ilk olarak telsiz kullanımını resmen başlatan ve bunu ticari şekile de sokabilen bir bilim adamı ünvanını kazanmıştır.

1906 senesinde Amerikalı mühendis G.W. Pickard silikondan yaptığı kristalin de elektromanyetik dalgayı geçirdiğini bulmuştur.

Bu buluşa  İngiliz fizikçisi Hughes tarafından 1900 senesinde karbon levhaya ucundan hafifçe temas eden iğnenin elektromanyetik dalga dedektörü olarak kullanılması sebep olmuştur.

1904 senesinde J. Fleming elektron tüpünü,1907 senesinde de De Forest’in triod elektron tüpünü detektör (sayıcı) olarak kullanılabileceğini bulunca,radyo teknolojisi daha çok gelişmiştir.

Yayın Yapan Bir Radyoyu Dinlememizi Sağlayan Teknolojiyi Genel Olarak Nasıl Özetleyebiliriz?

Elektromanyetik dalganın antende oluşturduğu elektron akımı triod gridine gelince triod anod katodu arasında direncin değiştiği görüldükten sonra elektromanyetik enerji elektrik enerjisine hassas bir şekilde çevrilebimiştir.

Çeşitli frekanslarda yayın yapan radyolar,piezoelektrik prensibiyle çalışan kristallerin 1923 senesinde tatbikata konulması ile başlandı.

Kristallerle çok hassas osilatörler yapılmış ve radyo frekans bandı daha da genişlemiştir.

1930 senesinde 30 megahertz üstünde yayın yapılamazken, bugün radyo frekans bandı 30.000 megahertze  kadar genişlemiştir.

Bu band içine radar, laser ve maser yayınları da girmektedir.

Radyo yayını için verici anten ve yayın ortamı gereklidir. Mikrofona gelen ses, verici modüleli taşıyıcı yüksek frekanslı elektromanyetik dalga titreşiminin ortama yayılmasını sağlar.

Atmosfer de dahil olmak üzere elektromanyetik dalgalar uzayda yayılabilirler.

Elektromanyetik dalgaları, antenle alınıp modüle edilmiş taşıyıcı frekans dalgası çözümlendikten sonra, hoparlörden duyulur.

Radyo frekansı osilatörlerde üretilir.

Radyo frekansı antenden uzaya gönderilmeden evvel bilgi taşıyan ses sinyali ile modüle edilir.

Modülasyon,genlik (Amplitüd) modülasyonu (AM) veya frekans modülasyonu (FM) şeklinde olur.

Amplitüd modülasyonu veya FM yayını alan alıcı radyo, tekrar osilatör frekansını kullanarak radyo frekansından bilgi taşıyan ses sinyalini süzüp çıkarır ve yükselterek hoparlöre vererek bizlerin radyo frekansından üretilen sesi duymamızı sağlar.