Flitreler
Kapat

Pilsiz Enerji Kaynakları

Görüntüleme biçimi
Sırala
Görüntüle sayfa başına

Pilsiz Dinamolu Kamp Lambası 4 Led

$7,16 + KDV
Stokta Var

Pilsiz Basmalı 5 led Fener

$1,43 + KDV
Stokta Yok

Pilsiz Para Kapan Köpek Kumbara

$12,88 + KDV
Stokta Var

İnsan Enerjisi Ölçer Aşk Metre

$4,29 + KDV
Stokta Var

Balance Newton Denge Topları

$5,73 + KDV
Stokta Var

Patatesten Elektrik Üreten Saat

$5,73 + KDV
Stokta Var

Uzaktan Kumandalı Titreşimli Alarm

$11,45 + KDV
Stokta Var

Mangal Fanı

$4,01 + KDV
Stokta Var

Solar ve Dinamo Enerjili Led Fener

$7,16 + KDV
Stokta Var

Sese Duyarlı Led Ampül E-27

$10,02 + KDV
Stokta Var

Herhangi bir pile ihtiyaç duymadan çalışan veya içindeki şarjlı pilleri yenilenebilir enerji kaynakları ile hem çalıştırıp hem de şarj eden ürünlere pilsiz enerji üürnleri denilmektedir. Solar enerji,su enerjiis ve rüzgar enerjiis ile çalışan ürünler bunlara örnektir.

Fakat pilsiz enerji kategorimizde bilinen yenilenebilir enerji kaynaklarından da hariç daha ileri seviyede daha farklı enerji elde edebileceğimiz ürünleri sizlerle paylaştık.

Diğer bir ilgiç elektronik konusu olan ve hepimizi de yakın ilgilendiren ''İnsan Vücüdundaki Statik Enerji''konusundan bahsedelim.

Vücudunuzun Bir Statik Enerji Taşıdığını ve Depoladığını Duydunuz mu?

Statik Enerjinizle Elektronik Cihazlarınızı Bozabileceğinizi Biliyor musunuz?

Peki Bu Statik Enerjinin Faydalarını veya Zararlarını Hiç Merak Etmediniz mi?

Statik Enerjimizi Nasıl Boşaltabileceğinizi Hiç Düşündünüz mü?

Vücudumuzdaki Normal Statik Enerjiyi Kullanmanın ve Fazla Olan Statik Enerjiyi Bedenimizden Atmanın İslam Dini Açısından Boyutlarını Merak Ediyor musunuz?

Statik enerji tanım olarak durgun elektrik demektir.İnsan vücudundaki statik elektrik ise insan vücudunda biriken elektrik yükü anlamını taşır.

Vücudumuzdaki tüm hücrelerin çevresinde bir statik enerji vardır.Ancak vücudun tümü bu statik enerjinin olumlu dengesi içindedir.Bu insanların hissedebileceği bir enerji değildir.

İlk önce vücut sistemimizi çalıştıran ve canlı tutan statik enerji ve manyetik alandan bahsedelim.

Sinir hücreleri, önce bulunduğu sinir sisteminin diğer hücrelerine ve daha sonra tüm organlara elektrik enerjisi göndererek onları sürekli uyarıp çalıştırırlar ve sağlıklı tutmaya çalışırlar. İşte her bir organ ve vücut kısmı aldıkları bu elektrik enerjisinin gücü sayesinde kendilerine özgü bir frekans ile görevlerini yerine getirirler.

Dolayısıyla her bir organın bu çalışması sırasında etrafa yaydığı elektriksel bir yayılımı olmaktadır.

Örnek olarak sıcak bir nesneye elimizi dokundurduğumuz anda acı hissederiz.Çünkü bu acı sinirlerimiz vasıtasıyla beyinimize elektrik olarak iletilir. Elektrik hızında gittiği için acıyı hemen hissederiz. Vücudumuzdaki enerji böyle akmasaydı beş duyumuzun hiçbir işlevi olamazdı.

EEG (elektroansefalograf) ve EKG (elektrokardiyograf) cihazları da bedenimizde elektriğin (enerjinin) var olduğunu kanıtına çok iyi bir örnektir. EEG beyinin,EKG de kalbin elektrik aktivitesini kaydeder. Bu cihazlara bağlanan hasta yaşıyorsa veya öldüyse elektriklsel frekans şeklinde cihazların ekranlarında gösterilir.

Her bir organın elektrik özelliğinin olması bu organların birlikte toplam magnetik alanları ve tüm bu organların toplam magnetik alanlarının birlikteliği ile de vücudun manyetik alanının oluşması demektir.

Tüm canlılarda bu elektrik enerjisi olduğuna göre,mikroplardan insanlara kadar yaşayan her canlı vücudunun çevresinde kendine özgü kişisel,dengeli ve belirli bir frekansta olan doğal bir manyetik yükle beraber bir alan oluşur. Bu alan,vücudun sağ ve solunda simetrik bir özellikle yer almıştır. Kadın yumurtası ile erkek sperminin ilk birleşme anından itibaren embriyo hücresinin etrafında oluşan bu alanın, hücre bölünmesi ile oluşan yeni hücrelerin vücudu simetrik iki yarımdan oluşturmak üzere dizilmelerini sağlayan kuvvetlerden biri olduğu ileri sürülmektedir. Vücudun etrafında olan manyetik alan,vücutta bulunan elektrik enerjisi ile sürekli ve karşılıklı bir etkileşim halindedir.

Sinir sistemimiz ve iç organlarımızın elektrik enerjileri sağlıklı ise, manyetik alanımızı da olumlu, sağlıksız ise olumsuz olarak etkiler.

Aynı şekilde vücudun etrafındaki manyetik alanın dengeli olup olmayışı da vücudumuzu ve iç organlarımızı olumlu veya olumsuz yönde etkileyecektir.

İnsan vücudunda ortalama 2 volt civarında elektrik akımı bulunmaktadır.Vücudumuzda yaradılış gereği bulunan bu enerjimizle yine vücudumuzda fazladan oluşan statik enerjimiz etkileşim haline geçtiğinde bazı ürünleri çalıştırabileceğimiz keşfedilmiştir ve bu tür ürünler az sayıda da olsa üretilebilmiştir.Her bir insanda fazladan oluşabilecek statik enerji miktarı farklılıklar gösterir.Sitemizde de satışını yaptığımız statik enerji ile çalıştırabileceğimiz ürünleri http://www.ticaretgroup.com/asp/product/1503/Insan-Enerjisi-Ile-Calisan-Ampul ve http://www.ticaretgroup.com/asp/product/1648/Ask-Olcer-Insan-Enerjisi-Ile-Calisir- linklerinde bulabilir ve satın alabilirsiniz.

İnsan vücudundaki enerjiden alternatif bir enerji kaynağı olarak yararlanma düşüncesi İtalya'da Peraguia Üniversitesindeki bilim adamları tarafından daha da ileri seviyeye taşıyarak ''insan vücudu içindeki doğal titreşimlerin enerjisini kullanabilen hareketli elektronik cihazlar'' kullanılması üzerinde hızla çalışmaktadırlar.

Bu düşüncenin üretilmesindeki en önemli nokta doktorların kullandığı vücut içinde dolaşarak ulaşılması zor bölgelerden veri toplanmasını sağlayan algılayıcı isimi ile anılan cihazların standart yakıt hücrelerinin çok büyük olması ve bu algılayıcıların bir kere vücudun içine bırakılmasından sonra pil ömürleri az olduğundan dolayı pillerinin değiştirilmesinin zor olmasıdır.

Pregia üniversitesinin ve bu bilim adamının projesi umarız kısa zamanda gerçekleşir.

Vücudumuzdaki Statik Enerji Oluşumu Nasıl Keşfedilmiştir ve Vücudumuza Etki Eden Statik Enerji Dünya'da Nasıl Ortaya Çıkar?

Vücudumuzdaki statik enerjinin ilk keşfi yaklaşık 2000 yıl önce yunanlı bilgin Thales kehribarın kumaş parçasına sürtülmesi ile küçük kıvılcımlar çıkardığını görmesiyle ortaya çıkarılmıştır. İki cismin sürtünmesi ile oluşan durgun elektrik yükü denilen statik elektrik ilk kez bu şekilde gözlemlenmiştir.

Aslında statik elektrik durgun, pratik olarak iş yapmayan elektrik türüdür.

Peki bu Durgun Elektrik İnsan Vücudunda Nasıl Aktif Olur?

Yağmurlu havalarda bulutlar pozitif yüklü statik elektrikle dolarlar, yeryüzü negatif elektrik yüklü olduğu için, yüksek yerlerden bulutlara elektrik atlar ve buna yıldırım adı verilir. Eğer bu elektrik atlaması buluttan buluta (pozitiften pozitife) ise o zaman şimşek adını alır. Şimşek sırasında, tabiatın en büyük statik elektrik deşarjı meydana gelmektedir.

Dünyada statik enerjinin ilk oluşumu şimşek çaktığı zaman statik enerjinin oluşup yoğun olarak dünya'ya akmasıyla canlı ve cansız her maddenin dış yüzeyinde durağan halde bulunmasıdır.Yani statik elektrik dünyaya şimşek çakması ile yayılır ve insanlara etki ederek insan vücudunda birikir.Statik enerji dünyanın her tarafında bulunur.Sadece insanlarda değil nesnelerde de bulunur.Statik enerjinin nesnelerde bulunması ise başka bir teknolojinin temellerini atmıştır.(bknz:http://ticaretgroup.com/asp/menu_items.asp?ID=8)

İnsanlar üzerinde statik enerji oluşumunun ikinci aşaması ise hafif de olsa esinti halindeki havanın vücudumuza sürtünmesi sırasında devamlı olarak, başka canlılara veya cansızlara hafif de olsa sürtünme olacak şekilde dokunduğumuzda, onlardan vücudumuza statik elektrik aktarımının oluşmasıdır.

İşte vücudumuzun dış yüzeyinde bulunan statik elektrik özellikle ellerde, yüzde, başta ve ayaklarda daha yoğunlaşmış halde yerini alır ve vücudun diğer taraflarında daha az olmak üzere tüm vücudun etrafında bir enerji kirliliği oluşturur.

Bu vücudumuzda oluşan enerji kirliliğini günlük hayatımızda en basit olarak kendimiz üzerinde düşündüğümüzde evimizin veya arabamızın kapısına temas edince bizi elektrik çarpması veya çeşitli nesnelerle hatta nadiren de olsa bir başka insanla tokalaşmak gibi temas halinde iken dahi elektrik akımının oluştuğunu bir çoğumuz hissetmiş olması olarak tanımlayabiliriz.

Herhangi bir nesneden elektrik çarpınca çıt diye bir ses duyanların hatta kıvılcım dahi görenlerin sayısı dünya üzerinde oldukça fazladır.

Bu duruma deşarj yani yük boşalması denir.Bu durumun bilimsel tanımını sürtünen iki cisimden biri +, diğeri ise devamlı - yüklenir. Eğer sürtünen cisimlerden biri insan ise insan devamlı pozitif yük teşkil etmektedir. Statik yüklenmeler yüksek voltaj değerlerinde olduklarından bazen görünür hale de gelebilirler. Ancak statik yükün voltajı çok fazla olmasına karşın, akımı çok zayıftır.Statik enerji insana hem psikolojik hem de tibbi hastalık anlamında zarar verebilir.Fakat ortaya çıkan akım çok zayıf olduğundan insanın yaralanmasına veya ölmesine neden olamaz.

İnsan vücut sisteminin çalışması için zaten var olan statik enerji 2 volt civarındadır.Her insan vücudunda yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı vücudumuz statik enerji toplamakta ve bu statik enerji seviyesi devamlı artmaktadır.Zaten sorun ise bu anda başlamaktadır.Vücutta fazla biriken statik enerji insana ve kullandığımız elektronik eşyalara zarar verebilir.Bundan dolayı vücudumuzdaki fazla statik enerjiyi üzerimizden kesinlikle atmamız gerekir.

İnsanların statik elektrik yüklenmesi,yürüme esnasındaki sürtünmelerden,arabalara binip inerken,giymiş çıkarmış olduğumuz elbise,şapka,eldiven,çorap gibi nesnelerden,saçımızı kurularken veya tararken,özellikle kış aylarında giydiğimiz yünlü giysiler,kauçuk veya plastik tabanlı ayakkabılardan oluşabilir.Statik elektriği, çevremizdeki havadan, diğer insan, hayvan, bitki gibi canlılardan veya eşya gibi maddelerden hafif de olsa sürtünme sırasında sürekli olarak almaktayız.

Vücudumuzda en çok statik elektrik oluşturan durumlardan en önemlisi ise halı üzerinde yürümektir.Vynlex bir halı üzerinde attığımız her bir adım ortalama 4 kv.statik enerjiyi vücudumuza yüklemektedir.Bunun içindir ki bazı marka halılar artık ürettikleri halıların antistatik özellikte olduklarını vurgulamaktadırlar.

Vücuttaki statik elektrik yükü arttıkça vücutta oluşan elektrik gerilimi de artar.Bu elektrik gerilimi en iyi seviyede 20.000 volt,,orta seviyede 30.000 volt ve hatta daha da ileri seviyedeki rakamlara ulaşabilir.Gördüğünüz gibi bu değerler çok yüksek ve bu yüksek statik elektrik gerilim değerleri gerek bize gerekse de kullandığımız elektronik cihazlarımıza zarar verebilir.

Vücudumuzda bulunan 2 volt kadar normal statik enerjiyi olumlu olarak kullanıp basit bir devreye bağlı küçük bir lambayı çalıştırabilecekken,bu statik enerji gerilimi arttığında bırakın lambayı çalıştırmayı lambanın devresini dahi yakıp kullanılamaz hale getirebilir.Statik enerji gerilimimiz arttıkça kullandığımız bir çok elektronik cihazı da bozabiliriz.

Vücudumuzdaki elektrik gerilimini biraz açarsak elektrikte kullanılan gerilim ile günlük hayatta kullanılan geriliminin birbirleriyle bağlantılı olduğunu anlayabiliriz.Günlük hayatımızdaki gerilime biz stres adını veririz.Stresin anlamı elektriksel kelime ile aynıdır.Stresli durumlarda insanın üzerindeki elektrik akımı daha da fazla olmaktadır.Kendimizin stresli olmadığı bir anda ise bulunduğumuz ortamın stresli olması da elektrik yükümüzü arttırabilir.Mesela yağmur yağmadan önceki havalarda insan kendini gergin hisseder.Bunun nedeni yağmurdan önce oluşan kapalı havada elektrik yükünün çok fazla olmasıdır.Bu örnekleri günlük yaşamınız içinde bulunduğunuz durum ve yaşadığınız mekana göre daha da arttırabilirsiniz.

İnsan vücudunda yüklü 20.000 voltluk bir elektrik geriliminin bir entegre devre bacağına temas etmesi halinde,devrenin girişine 20 milijoule'lik enerji verir ve bu enerji entegre devrenin giriş katının bozulması için oldukça yeterli bir akımdır.

Üzerimizde binlerce yük statik elektrik gerilimi yüklü iken 250 voltluk bir elektronik malzemeye dokunduğumuzda o elektronik malzemenin ömrünün azalacağını,bozulacağını ve hatta kullanılamaz hale geleceğini tahmin etmek hiç de zor değidir.

Bilim adamları günümüzdeki tüm elektronik malzeme arızalarının %25'i ESD (Electro Static Discharge) yani elektrostatik hassas malzeme hasarlarından oluştuğunu tespit etmişlerdir.Çalışır durumdaki elektronik malzeme veya ürünlerin %50'sinin hasar görmesinin sebebi de ESD olayıdır.Dünyadaki elektronik malzeme arızalarının günümüze kadar yaklaşık toplam değeri ise 28 trilyon dolar olduğu tespit edilmiştir.

Yani son derece sağlam elektronik malzemeden üretilmiş elektronik ürünlerin bozulmasının %50 nedeni insan vücudundaki statik elektrik gerilimin yüksek değerde olmasıdır.Bir insanda uzun yıllar boyunca çalışan bir elektronik cihazın diğer insanda kısa zamanda içinde hasar görmesinin nedeni de budur.Bir elektronik cihazı bir çok insan satın aldıktan sonra cihazdan memnun kalması,randımanlı ve uzun süre kullanmasına rağmen bazı insanların bu cihazdan hiç randıman alamadım veya kısa sürede bozuldu demesi de bu nedene bağlıdır.Bu durumu ciddi anlamda teknoloji ile uğraşan firmalar ve teknik servisler bilirler.Fakat bu durumu insanlara pek açıklamazlar.Açıklamama nedeni de ne kadar anlatırsanız anlatın karşı tarafın bu durumu kolay anlayamayacağı ve kabul edemeyeceğidir.

1980'lerin sonuna doğru elektronik malzeme üreticilerinin ürettikleri cihaz ve malzemelerde arızaların oluştuğu görülüp, tehlikenin üzerinde duyarlılık eşiğine sahip elektronik malzemeleri, muhtemel ESD hasarlarından korumak maksadı ile bazı uluslar arası standartlar oluşturulmuştur.

Bu standarta ESD sembol olarak da eklenmiştir.

Bu standartın oluşturulma nedeni elektronik cihazları üretme ve taşıma esnasında teknik personeller bilerek veya bilmeyerek üzerindeki statik yükten dolayı cihazlara daha üretim ve nakliye aşamasında zarar verebilmeleridir.

Elektronik laboratuarda kullanmamız gereken malzemeler, elektrostatik yük oluşturmamalı, üzerimizdeki statik yükü uygun standartlarda toprağa aktarabilmelidir. Bu tecrübelerden yola çıkılarak elektronik malzemelerle çalışma yapılan tüm ortamlarda antistatik malzemeler kullanılarak, statik yüke karşı kesinlikle tedbir alınmalıdır.

Statik enerji vücutta öncelikle sinir sisteminde olmak üzere tüm diğer sistem ve organlarda da bulunan elektrik enerjisi ile sürekli bir etkileşim halinde bulunan doğal manyetik alanı olumsuz yönde etkilemektedir.

Vücudumuzdaki bu statik elektrik,manyetik alan enerjisi ile zıt bir özellikte olup fazla miktarda olduğunda, manyetik alanın dengesini olumsuz olmak üzere etkileyeceğinden, kişiyi gergin ve huzursuz bir ruh haline de sürükleyebilir.Vücudun uç kısımlarında yoğun halde bulunan statik elektrik, düşünce enerjisinin yayılmasının önünde engelleyici kirli, parazit oluşturucu bir elektrik perdesi etkisi de yapmaktadır.

Dolayısıyla vücudumuzda fazla biriken statik enerjinin bizi mutsuz edebileceğini,hayata güler yüzle bakmamızı ve mutluluğumuzu engelleyebileceğini ve bunun beraberinde çeşitli psikolojik hastalıklarla beraber bir çok bedensel rahatsızlıklar da ortaya çıkaracağını tahmin edebiliriz.Bilim adamları bazı insanlarda aniden ortaya çıkan rahatsızlıklar statik enerji yükünün fazla olmasına bağlı olabileceğine işaret etmektedirler.

Bilimsel olarak daha ispatlanmasa da insan vücudundaki fazla statik enerjinin kansere yol açtığı söylentileri de bulunmaktadır.

Vücudumuzdaki elektrik gerilimini elektrikte kullanılan gerilim ile günlük hayatta kullanılan geriliminin birbirleriyle bağlantılı olduğunu anlayabiliriz.Günlük hayatımızdaki gerilime biz stres adını veririz.Stresin anlamı elektriksel kelime ile aynıdır.Stresli durumlarda insanın üzerindeki elektrik akımı daha da fazla olmaktadır.Kendimizin stresli olmadığı bir anda ise bulunduğumuz ortamın stresli olması da elektrik yükümüzü arttırabilir.Mesela yağmur yağmadan önceki havalarda insan kendini gergin hisseder.Bunun nedeni yağmurdan önce oluşan kapalı havada elektrik yükünün çok fazla olmasıdır.Bu örnekleri günlük yaşamınız içinde bulunduğunuz durum ve yaşadığınız mekana göre daha da arttırabilirsiniz.

Statik elektrik yükünün diğer bir olumsuz etkisi ise deri üzerindedir.Elektromanyetik enerji artışı deri altındaki çok minik olan kasları yorar ve doğal esnekliklerinin kaybolmasına neden olur.Bunun sonucuna yüzdeki kırışmaları,vücuttaki kırışmaları ve sarkmaları örnek olarak verebiliriz.

Günümüzde moda haline gelen akupunktur yöntemi bu statik elektriği dışarı atmanın bir tarzı olarak ortaya çıkmıştır.

Peki vücuttaki bu fazla statik elektrik geriliminden nasıl kurutulabiliriz sorusuna cevap aradığımızda ise yapmamız ve dikkat etmemiz gereken çok basit hareketler bulunmaktadır.Aşağıda bunları tek tek sıralayalım.

-Toprak üzerinde çıplak ayakla yürümek

-Su ile her türlü temas etmek (duş almak,abdest almak) gibi

-Denize girmek statik enerjiyi en kolay ve en yüksek seviyede atabileceğimiz bir harekettir.Duş aldığımızda veya denize girdiğimizde neden rahatladığımızı şu an daha iyi anlayabiliyoruz.

-Gün içinde el ve yüzümüzü bol bol su ile yıkamak.Özellikle günde 5 defa abdest almak statik enerjiyi üzerimizden atmak için bulunmaz bir nimettir.Her zaman belirttiğimiz gibi islam dini akıl ve mantığa dayalı bilimsel bir dindir.İslamın 5 şartından tutun da tüm Kuran'ı Kerim'de yazılı olan yapmak zorunda olduğumuz hareketlerin hepsi insan sağlığı açsından kesinlikle olumlu bir anlamı vardır ve sağlıklı bir yaşam sürmek için önemlidir.İslam dini insanı diğer varlıklara göre üstün kılmış ve değer vermiştir.Peki biz neden kendimize verilen bu değerleri ve nimetleri kendi sağlığımız için bedenimiz üzerinde uygulamıyoruz?(Devamı makaleminizin en sonunda yer alacaktır.)

-Yünlü ve naylon kıyafetler giymemek

-Herhangi bir iletken maddeye dokunmak

-Özellikle bilgisayar veya masa başında uzun süre çalışanlar otomatik olarak statik enerji seviyelerini arttırırlar.Statik enerjiyi toprağa akıtmak için stres gideren ürünlerden kullanmalıdır.Stres saati,stres bilekliği,stres ayakkabısı veya stres giderici ayakkabı tabanı vb. gibi ürünleri kullanmak statik enerjimizi toprağa akıtmakta büyük olumlu faydası olacaktır. (Bknz. Stres Saati: http://www.ticaretgroup.com/asp/product/718/Bileklik-Saat-Stres-Giderici)

-Antistatik Malzemeler Kullanmak:

Elektronik malzeme ortamında sıklıkla kullanılan bazı antistatik malzemeler ise genel olarak aşağıda basit tanım ve açıklamaları ile beraber bulabilirsiniz.

-Metalik Poşetler: Sürtünmeden dolayı elektronik malzemenin üzerindeki statik elektriği önler.3 katmanlıdır: antistatik yüzey, iletken yüzey, antistatik yüzey.

-Pembe Poşetler: Statik elektriğin dağıtımını sağlar, tek katmanlıdır.

-Siyah Poşetler: Tek katmanlıdır, iletken ortam sağlar.

Elektromanyetik dalgalar iletken ortamlardan geçemezler (Faraday Kafesi Özelliği) böylelikle manyetik hafıza barındıran sistemler korunmuş olur. İletken poşetler manyetik alandan bozulabilecek disket vb. malzemelerin taşınması için idealdir

-Ambalaj Köpükleri: Pembe olan antistatik, siyah ise iletkendir.

-Masa Örtüleri/Kaplamaları: 105 ve 1012 arasında alan dirençleri vardır. GND (Toprak)’ye bağlandıkları iletken direnci 1 Megaohm’dur. Üç katmanlıdır bunlar; antistatik, iletken, antistatik katmanlardır.

-Antistatik Bileklik Kordonu ve Kablosu: Sarı renkli kablo, mavi renkli karbon yedirilmiş bileklik ve kordondan oluşmuştur. Kullanıcı personeli topraklamak sureti ile elektronik kartların zarar görmesini önler. 1-2 Mohm'luk direnç teşkil eder, test cihazlarıyla kullanmadan önce test edilmeleri gerekir.

-Antistatik Önlük ve Ayakkabılar: Önlükler değişik boylarda, %89 naylon, %11 karbon alaşımlıdır. Karbon yedirilmiş kumaş, elektriğin iletkenliğini sağlar. Dışarıdan yada kıyafetlerin oluşturacağı statik yüklenmeyi önler. Tek katmanlı ve iletken olmaları gerekmektedir. Bileklikle de bağlanabilecek şekilde dizayn edilmişlerdir.

-Antistastik Yer Kaplamaları: Karbon yedirilmiş plastik alaşımlıdırlar. Taban bakır baralarla örülmüş ve topraklanmıştır. Yapışkanı karbonludur, iletim sağlanmış aynı zamanda yürüme esnasında statik elektrik oluşturması önlenmiştir. Özel iletken özelliği olan kimyasallar ile silinmedir. Özellikle deterjan vb. malzemelerle silindiğinde üzerinde çok ince yalıtkan tabaka oluşacağı düşünülerek, kimyasal temizleyiciler yoksa yalnızca temiz nemli bez ile silinmelidir.

-Antistatik Kimyasallar: Elektronik Kart (PCB) temizleme kimyasalları olup çok çeşitleri mevcuttur. Ülkemizde de üretilmeye başlanmıştır. Halı, vinylex gibi malzemelere tatbik edildiğinde çok ince antistatik katman oluştururlar. Antistatik örtü, yer kaplaması gibi zeminlere sürüldüğünde antistatik özelliklerini artırır ve uzun ömürlü olmalarını sağlar.

Vücudumuzda Oluşan Statik Enerjiyi Atmamızda İslam Dini'nin Bize Gösterdiği Yol Nedir?

Her zaman söylediğimiz gibi İslam dini her çağa uygun yani evrensel,bilimsel,akıl ve mantık dinidir.İslam dini'nin yol göstericisi olan Kuran'ı Kerim'de ise bilim ve teknoloji dünyasının ihtiyaç duyduğu her türlü bilgi mevcuttur.Bir çok yabancı bilim adamları Kuran'ı Kerim'in yol gösterici ve açıkladığı bilgileri incelemekte ve takip etmektedirler.Böylece ülke teknolojilerini geliştirebilmektedirler.Umarız ülkemizde de kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'den bilimsel anlamda en marjinal faydayı sağlayabiliriz.Bunu aslında çok kolay yapabiliriz.Yeterki Kuran'ı Kerim'den korkmayalım,onu kendimize bir arkadaş,bir rehber edinelim,okuyalım ve anlamaya çalışalım.

Statik enerji konumuza dönecek olursak İslam Dini'nin statik enerji konusunda bize sağladığı nimetlerden bahsedelim.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi vücudumuzda fazla biriken statik enerjiyi atmak için ya toprakla temas etmek ya da su ile vücudumuzdaki fazla statik enerjiyi atmak olmak üzere 2 önemli başlık üzerinde durmuştuk.

İlk olarak su ile ilgili olanı abdest almayı inceleyelim.

Abdest almak yüzümüzdeki ve derimizdeki statik enerjiyi atarak yüzümüze ve derimize zindelik ve dirilik verir.Nur yüzlü nineler olarak tanımladığımız kişiler genelde çocukluklarından beri abdest almaktadırlar.Su ile temas ederek statik enerjilerini atabilmişler ve zinde bir yüze sahip olmuşlardır.

Önemli bir nokta ise su olmadığı zaman yapılan teyemmün statik enerji üzerindeki etkisi ise tartışılmazdır.Su olmadığı ortamlarda yapılan teyemmüm tam bir statik enerji boşalmasıdır.

Bilindiği gibi durgun su,güneşte ısınmış su ve kullanılmış su ile abdest olmaz.Bunun nedeni ise bu tarz suların iyonizasyon özelliğini kaybettiğinden dolayın statik enerji boşaltma kabiliyetlerini yitirmesidir.

Diğer önemli bir nokta ise abdest alırken başa mesh edilmesi statik enerjiyi saçtan atmaktadır.

Sonuç olarak abdest almanın kurallarına dikkat ettiğimizde insan sağlığı için ne kadar ince ayrıntıların bilimsel olarak düşünüldüğünü görmemiz çok daha kolay olacaktır.

İkinci olarak namaz kılarken secde edilmesi üzerinde duralım.

Mısırlı bilim adamı Prof. Dr. Muhammed Ziyaeddin Hamid’in, vücutta biriken elektromanyetik yükün Allah’a secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getirmiştir.Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden dahi koruduğunu ortaya çıkarmıştır.

Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söylemiştir.

İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden mısırlı profesör, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etmiştir.

Araştırmalarda elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek olduğu keşfedilmiştir.Çünkü Kabe’nin yeryüzünün merkezi olması ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun poziyon olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak vücudumuzdaki fazla statik enerjiyi kesinlikle vücudumuzdan devamlı surette atmamız gerekir ki daha sağlıklı,huzurlu ve mutlu bir yaşam sürebilelim.